Hareketsiz Kalmamak için

21 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori Genel, KadınCa, Saglık

Uzun süre ve de bacakları sarkıtarak oturmak, toplardamarlardaki kan akımını yavaşlatarak pıhtı oluşumuna zemin hazırlar.

Pıhtı, çoğu zaman bacak toplardamarlarında; kan damarlarının birikmesi, damar duvarının zedelenmesi ve kanın koyulaşmasıyla oluşur. Bacak damarlarında oluşan pıhtılar da buradan koparak, akciğer damarlarını tıkıyor ve akciğer embolisi adı verilen hastalığa neden olur. Akciğer embolisi ölümlere de neden olabilen, ancak önlenmesi mümkün olan bir hastalıktır. Akciğer embolisinin belirtileri; tıkanan akciğer damarının büyüklüğüne göre farklılık gösterir. Pıhtı çok büyük ise kişi aniden fenalaşıp ölebilir ancak daha küçük pıhtılar, ani başlayan nefes darlığı, göğüs ağrısı, öksürük, öksürükle kan tükürülmesi, çarpıntı, ateş ve sıkıntı hissi gibi değişik belirtilere neden olur.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, zamanlarının çoğunu masa veya ekran başında geçenlere şunları öneriyor:

• Bilgisayar karşısında uzun süre hareket etmeden oturmayın, arada kalkıp dolaşın.

• Kan dolaşımını artırmak için, bacak kaslarına zaman zaman masaj yapın veya bacaklarınızı 5-10 saniye süre ile gerip gevşetin.

• Oturduğunuz zaman bacaklarınızı sarkıtmayın, yükseğe koyun.

• Çok sıkı çoraplar kullanmayın.

• Düzenli olarak yürüyüş ve egzersiz yapın.

• Bol sıvı alın. Sigara, alkol ve kafeinli içeceklerden uzak durun.

Bronşit Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

19 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori Genel, Saglık, Tıp

Bronşit, büyük bronşları, yani soluk borusundan dallanarak akciğerlere yayılan hava borularını örten mukoza dokusunun akut ya da kronik iltihabıdır. İltihap bronşiyol denen küçük bronşlarda oluşursa bronşiolit adıyla anılır.

AKUT BRONŞİT

Akut bronşit sıradan bir hastalık olarak kabul edilir ve soğuk algınlığının ardından gelişir. Çok yaygındır. Hastalık etkeni genellikle üst solunum yollarında önceden bulunan ve sık rastlanan virüslerdir. Başlangıçtaki virüs enfeksiyonuna daha sonra eklenen bakteri enfeksiyonu bile fazla önemli değildir. Gelişen bu komplikasyon yaygın kullanılan birkaç antibiyotikle kolayca denetim altına alınabilir.

Nedenleri

Akut bronşitin iki temel nedeni vardır:

Enfeksiyonlar ve fizikokimyasal etkenler. Soluk borusu ve bronşların iltihabı, üst solunum yollarında (burun, boğaz, gırtlak) grip enfeksiyonu sırasında çok sık gelişen bir komplikasyondur. Boğmaca ve kızamık sırasında da soluk borusu ve bronş enfeksiyonlarına sık rastlanır.Özellikle gençlerde görülen akut bronşitlerde, başlıca etken bakterilerden çok virüslerdir. Ama bakteriler de akut bronşit etkeni olabilir. Bakteriler bronşlara hava ya da kan yoluyla ulaşabileceği gibi, solunum yolu mukozasında saprofit olarak da, yani normal koşullarda bir hastalığa yol açmadan bulunabilir. Herhangi bir nedenle organizmanın direnci zayıflar ve savunma sistemi etkisiz kalırsa, enfeksiyona yol açabilen saprofit bakteriler de bronşit etkenine dönüşebilir.

Fizikokimyasal etkenler içinde genellikle gaz halinde havada asılı olarak bulunan ve bronş mukozasına zarar veren birçok madde yer alır. Fabrika ve ev bacaları ile taşıtların egzost borularından çıkan dumanlar ve solunum yollarında iltihaba yol açtığı kesinlikle bilinen sigara dumanı bunların basında gelir.

Hazırlayıcı Etkenler

Hastalığı hazırlayıcı etkenlerin basında çevre ve iklim koşulları yer alır. Ani sıcaklık değişikliklerinde, sürekli sıcak ve kuru ya da tam tersi tozlu ve nemli ortamlarda solunum yollarının koruyucu sıvı salgısı azalır. Ani bastıran soğuklar ve hava değişimleri gibi etkenler solunum yolları hastalıklarının daha çok sonbahar ve kış aylarında görülmesinin başlıca nedenidir.

Akut bronşitin öbür etkenleri ise soğuk algınlığı, burun orta bölmesi eğriliği (deviasyon) ya da polip gibi oluşumlardır. Üst solunum yollarının, yani burun, boğaz, gırtlak ve soluk borusunun enfeksiyonlarına neden olan soğuk algınlığından başka öteki iki etken de burun solunumunu engeller. Dolayısıyla bunlar solunumun ağız yoluyla yapılmasına, sonuç olarak yeterince ısıtılmamış ve nemlendirilmemiş bir havanın solunmasına neden olur.

Belirtileri

Özellikle soğuk algınlığı sonrasında öksürükle birlikte hafif ateş (37,5°C-38,5°C) görülür. Soluk borusu ve bronşlarda gelişen iltihap göğsün orta bölümünde, göğüs kemiğinin arkasında, öksürüğün artırdığı bir ağrıyla birlikte ortaya çıkar. Bazen daha hafif olan ağrılar bütün göğse yayılabilir; solunum kaslarının zorlanmasıyla solunum sıklaşır ve öksürük inatçı bir hal alır.

Bronş iltihabının en önemli belirtisi olan öksürük bronşlardaki savunma mekanizmasının bir göstergesidir. Olağan koşullarda da, bronş duvarlarım uyaran herhangi bir etkene karşı şiddetli bir öksürük yanıtı görülebilir ve uyarıcı etken dışarı atılmaya çalışılır. Ama bronşitte bronş mukozası iltihaplanarak örselenmiştir. Bu durumda bronş duvarındaki mukus salgısı büyük ölçüde artar, damarlarda toplanan aşırı miktardaki kanın sıvı bölümü bronş boşluğuna sızar, eksüda denen bu sızıntının artması bronşları yabancı madde etkisi yaparak uyarır.

Hastalığın en önemli ikinci belirtisi olan balgam çıkarma, damar dışına sıvı sızması ve mukus salgısının artmasının sonucudur. Başlangıçta az çıkarılan ve koyu kıvamlı olan balgam, hastalık ilerledikçe daha akışkan ve boldur. Bazen günde yarım litre, daha seyrek olarak da bir litre kadar balgam çıkarılabilir.

Seyri

Akut bronşit genellikle tehlikeli bir gelişme göstermez. Hasta iki hafta içinde iyileşebilir. Kalp hastalığı olanlarda, çok küçük çocuklarda ve yaşlılarda hastalık daha uzun sürebilir. Virüslerin etken olduğu bir enfeksiyonun bronşlarda doku yıkımına yol açması, buralarda bakterilerin de üremesini kolaylaştırır. Bu durumda hastalığın gidişi daha kötüdür. Bakteri enfeksiyonlarının eklendiği bronşitlerin en kötü sonucu grip sonrası gelişen zatüredir.

Tedavi

Akut bronşitin etkeni genellikle virüstür ve bu durumda antibiyotik tedavisinin yaran yoktur. Ama virüs enfeksiyonuna bakteri enfeksiyonu eklenirse antibiyotik kullanmak gerekir. Bu nedenle virüslerin etken olduğu düşünülse bile. akut bronşitli hastalara olası bakteri enfeksiyonuna karşı antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır. Ayrıca bronş salgılrının akışkanlığım artıran balgam yumuşatıcı (mukolitik) ilaçlar verilerek balgamın atılması sağlanmalıdır. Ateş yükseldiğinde yaygın biçimde kullanılan diğer düşürücülere başvurulur.

Öksürük aşırı miktarda artan bronş salgısının temizlenmesi için gerekli bir savunma mekanizması oluşturur. Öksürük ilaçları ancak çok gerektiğinde kullanılmalıdır.

Kronik Bronşit

Kronik bronşit sessiz başlayıp yavaş bir ilerleme göstererek yıllar boyu süren ve sonunda ağır solunum yetmezliğine yol açan bir hastalıktır, iki yıldan uzun bir süre zaman zaman yinelemelerle aylarca süren öksürük ve balgam yakınmaları olan bir hastaya, verem gibi aynı belirtileri veren başka bir hastalık olasılığı elendikten sonra kronik bronşit tanışı konabilir.

Nedenleri :
Kronik bronşitin nedenleri tam ve açık biçimde ortaya konamamıştır. Doğrudan hastalık nedeni değilse de hazırlayıcı üç önemli etken olarak sigara dumanı, hava kirliliği ve solunum yolları enfeksiyonları gösterilebilir. Bu etkenler yalnız kronik bronşite değil, yatkınlığı olan kişilerde başka koşullarla birleşerek solunum yolu hastalıklarına da yol açmaktadır. Doğumdan başlayarak var olan kişisel yatkınlığın pek önemli olmadığı, hastalığın gelişmesinde kötü sağlık koşullarının ve kötü alışkanlıkların belirleyici olduğu kabul edilmektedir.

Sigara dumanı ve hava kirliliği bronş ağacında mukus yapımım artıran en önemli etkenlerdir. Bunlara bir enfeksiyonun da eklenmesiyle bronş mukozasının hastalanması kolaylaşır. Hava kirliliğine yol açan gaz ve tozların özellikle sanayi bölgelerinde oldukça belirleyici etkisi vardır. Amonyak, aseton, asetik asit, hidroklorik asit, hidroflüorik asit, hidrojen sülfür ve kükürt dioksit son derece zararlıdır. Hava kirliliğinin önemini belirlemeye yönelik istatistik incelemeler, kronik bronşit olgulannın ve bu hastalıktan ölüm oranının artışı ile mevsimlik sis yoğunluğunun özellikle de havadaki kükürt dioksit ve sisle karışık duman (smog) yoğunluğunun artışı arasında çok yakın bir ilişki olduğunu göstermiştir.

Belirtileri
Hastalığın en önemli belirtisi kuru ya da balgamlı öksürüktür. Ama balgam yutağa gelince dışarı atılmak yerine yutulabilir. Ateş genellikle hafiftir. Solunum zorlaşmıştır ve solunum sorunları ön plandadır. Nefes darlığı, fiziksel güç harcama durumunda hastanın hareketlerim kısıtlayacak ölçüde artabilir. Nefes darlığının nedenim anlamak için kronik bronşite bağlı olarak akciğerlerde ortaya çıkan değişiklikleri bilmek gerekir. Bronşların hava geçişini sağlayan iç boşluğu, bir yandan eksüda ve mukoza salgısının artarak birikmesi, öte yandan bronş duvarının damarlardan sızan sıvı nedeniyle şişerek kalınlaşması sonucunda önemli ölçüde daralmıştır. Hastalık sırasında bronş duvarındaki esnek liflerin yerini sert bağdoku lifleri alır. Bu nedenle esnekliği azalan bronşlar solunum sırasında yeterince genişleyemez. Bütün bu değişiklikler solunum hareketlerine karşı direnen bir güç oluşturur. Akciğerlere giren hava akımı aşın ölçüde sınırlanır ve ancak dinlenme sırasındaki gereksinimi karşılayabilir.

Vücudun oksijen gereksinimini artıran kas hareketleri sırasında bütün dengeler altüst olur. Nefes darlığı, yani son derece zorlukla sürdürülen yetersiz solunum gözlenir. Hasta dinlenmek zorunda kalır. Nefes darlığı nedeniyle karşılanamayan hızlı soluma gereksinimi, akciğerlerin daha çok kanı oksijenlendirebilmek için daha hızlı çalışmak zorunda kalmasının sonucudur. Fiziksel güç harcandığında dokularda oksijen gereksinimi ve karbon dioksit üretimi artar. Bronşitli hastanın akciğerleri, kana yeterli oksijen sağlayabilecek durumda değildir. Sonuçta dolaşımdaki kanda oksijen miktarı azalır. Oksijen açığım kapatmak için solunum hareketleri daha sık ve derindir. Hasta sıkıntıyla hava gereksinimi duyar, yani nefes darlığından yakınır.

Tedavi
Alınması gereken ilk önlem sigaranın bırakılmasıdır. Kronik bronşitin gelişmesinde sigaranın baş sorumlu olduğu genel olarak kabul edilen bir gerçektir. Uzun süre sigara içen bir hasta sigarayı bıraktığında ya da azalttığında özellikle sabah yataktan kalkınca yaşanan sıkıntılı öksürük nöbetleri ve çıkarılan balgamın kısa sürede ortadan kalktığı, solunumun kolaylaştığı ve genel sağlık durumunun hızla düzeldiği gözlenir. Böylece sigaranın kronik bronşit gelişimindeki etkisi, sigara bırakıldığında gözlenen sonuçlara bakılarak kolayca kanıtlanabilir.

Hava kirliliği önemli bir sorundur. Çoğu zaman bireysel çözümlerin ötesi-ne taşmakla birlikte, kirli havayı solumaktan özenle kaçınmak gerekir. Solunum sisteminin hava kirliliğine de bağlı olarak gelişen kronik hastalıklarından ölüm oranı son derece yüksektir. Bu durum sanayi merkezleri ve büyük şehirlerden elde edilen istatistik verilerde açık biçimde ortaya çıkar. Bu verilere göre kronik solunum sistemi hastalıklarından ölüm, kalp damar hastalıklarından ölüm oranının ardından ikinci sırayı almaktadır. Bu nedenle kronik bronşit hastalarının havanın kirli olduğu yerlerden uzak durması yaşamsal bir önem taşır. Bu hastalar yılın belirli zamanlarını, özellikle kış aylarında sis görülmeyen, nem oranı düşük, yumuşak ve ılıman bir havası olan bölgelerde geçirmeye özen göstermelidirler. Bronşitin yinelenme ve kronikleşme eğilimi gösterdiği hastaların, tozlu ya da zararlı gazlara açık bir ortamda çalışıyorlarsa, meslek değiştirmeleri gerekebilir.

Kronik bronşitin ilerlemesine ya da giderek kötüleşmesine neden olan enfeksiyonlar da önemlidir. Enfeksiyon etkeni olan bakteri ve virüslerin solunum yollarına girişi engellenemez; ama kış aylarında görülen salgın hastalıklarda bulaşmaya karşı genel önlemler alınabilir. Öte yandan mikropların gelişmesine uygun bir ortamın oluşması da engellenebilir.

Kış aylarında yaygın olarak görülen akut bronşit olgularında yatakta dinlenmeye özen gösterilmeli, iyileşme dönemi evde geçirilmelidir. Böylece hem soğuktan ve ani sıcaklık değişimlerinden korunma sağlanır, hem de solunum yolları için son derece zararlı olan sis ve kirli dumanın solunması önlenir. Aşırıya kaçmamak koşuluyla hastanın bulunduğu ortam iyi ısıtılmalı, nem oranı yeterli olmalıdır. Bu nedenle radyatör ya da sobaların üstünde su bulundurulmalıdır.

Kronik bronşitli hastaların tedavisinde kullanılan ilaçlar hastanın ve hastalığın durumuna göre seçilir. Her şeyden önce balgamın akışkanlığım artırıcı ve yoğunluğunu azaltıcı ilaçlar kullanılır. Bronş mukozasındaki iltihap için iltihap giderici ilaçlara başvurulur. Ayrıca hem bronşit sonucu gelişen daralmayı önlemek, hem de salgılanan balgamın daha kolay atılabilmesini sağlamak için bronş genişletici ilaçlar kullanılmalıdır. Doğrudan solunum yoluna uygulanan ilaçlar ve solunum alıştırmaları kronik bronşitte çok yararlı olmaktadır. Solunum tedavisi uygun bir alet ile çeşitli ilaçların aerosol olarak püskürtülmesi biçiminde uygulanır. Bu yöntemle antibiyotik, balgam söktürücü, bronş genişletici ve iltihap giderici ilaçlar verilebilir. İlacın doğrudan solunum yoluna verilmesi, sindirim sisteminden ve kandan geçerek zararlı etkiler yaratmasını engeller. Bu yöntemle ilaç, etkilenmesi istenen dokuya doğrudan ulaştırılabilir.

Solunum alıştırmalarının tedaviden çok, koruyucu etkileri vardır. Bu yolla hastaya nasıl daha iyi soluk alıp verebileceği öğretilir.

Antibiyotik tedavisi yıllarca son derece gelişi güzel uygulanmıştır.Antibiyotik tedavisi yalnızca ateş, öksürük ve aşırı balgam çıkarma gibi enfeksiyon belirtilerinin alevlendiği durumlarda uygulanır. Bu uygulama için sorumlu bakterileri ve doğru antibiyotiği saptamak amacıyla balgam kültürü alınmalı, antibiyogram yapılmalıdır. Böylece hastalık etkenine karşı etkili olan antibiyotik belirlenebilir.

Kapalıçarşı, İstanbul Çarşıları, İstanbul’un Turistik Mekanları, İstanbul’un Görülmesi Gereken Yerleri

17 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori Genel

Tarihi yarımadaya yayılmış asırlık bir çınara benzer Kapalıçarşı. Yangınlar ve depremlerle defalarca harap olmuş ancak her defasında dirilmesini bilmiştir. Bugün devasa alış veriş merkezleriyle rekabet etmeye çalışan çarşı, bir çekim merkezi olmayı sürdürüyor.

Mimarisi, kapladığı devasa alan, dükkanlarının sayısı ve etkileyici atmosferiyle pek çok Doğu ülkesinde karşımıza çıkan çarşıların ilham kaynağıdır Kapalıçarşı. Nuruosmaniye ile Beyazıt’ı birbirine bağlayan iki ana kapı ve onlarca ara sokaktan oluşan İstanbul’un bu 4 asırlık  çarşısı, yerli ve yabancı turistler için her zaman çekim merkezi olmayı sürdürüyor.  

Işıl ışıl devasa bir labirenti andırır Kapalıçarşı. Yönlendirme levhaları vardır ama yolunuzu kaybetmeniz içten bile değildir. Günümüzde kuyumcularla ve halıcılarla özdeşleşen, canlılığını hiç kaybetmeyen çarşının imajı aslında turistlerin nezrinde pek de iyi değildir. Bazı esnafların turistlere “yolunacak kaz” muamelesi yapması bunda en önemli etken kuşkusuz.  Hatta bu konu turistlerin şehir rehberlerine kadar girmekte, Kapalıçarşı’dan alış veriş yapmamaları konusunda uyarılmaktadırlar. Birbiri ardına açılan modern alış veriş merkezleri de çarşının kan kaybetme nedenlerinden biridir. Tüm bunlara karşın Kapalıçarşı günün her saatinde hareketli ve kalabalıktır. Esnaf, kimisi alış veriş çoğuysa dolaşmak için gelen ziyaretçileri ısrarlı olarak kendi mağazasına çekmeye çalışır. Türkiye’de elde imal edilen ve ihracatı yapılan hemen  her şeyi bulmak mümkündür. El halıları, mücevherler, gümüşten yapılmış eserler, bakır, bronz hediyelik, dekoratif eşyalar, seramik, deri ürünleri ve Türkiye hatıraları, kısacası geleneksel Türk sanatının en güzel örneklerini zengin bir koleksiyon içinde bulmak mümkündür. Zaman içinde dükkanların büyük bölümü fonksiyon değişikliğine uğramıştır. Örneğin yorgancılar, terlikçiler, fesçiler gibi meslek grupları sadece sokak ismi olarak hatırlarda kalmıştır.

 

Kapalıçarşı

Doğu’yla Batı’nın Buluştuğu Çarşı

Bugün büyük bölümü kuyumcu ve halıcı dükkanlarından oluşan bu devasa çarşıyı oluşturan iki önemli bölüm bulunuyor: İç bedesten ve yeni bedesten. Fatih döneminde inşa edilen iç bedesten, cevahir bedesteni olarak da anılır, iki dizi kalın ayağı bağlayan tuğla kemerlere oturan on beş kubbeyle örtülü, büyük kâgir bir çarşıdır ve yapını çekirdeğini oluşturur. İç bedestenden Doğu’ya doğru ilerlediğinizde, yeni bedesten çıkar karşınıza. İşte burası Osmanlı’nın ilk anıtsal yapılarından biridir ve sandal bedesteni diye de anılır. Nedeni, “sandal” diye tabir edilen değerli kumaşların burada dokunuyor olmasıdır. Yazılı kaynaklara bakılırsa bu iki yapının çevresindeki ahşap dükkânlar ve aralarındaki yollar kâgir tonozlarla örtülüp, yan sokaklar da kapatılarak birleştirilmiş. Bu birleşmeyle çarşının kapasitesi artmış.  İki bedestenle birlikte toplam 4 bin 399 dükkân, 2 bin 195 dolap, 1 han, 1 cami, 10 mescit, 16 çeşme, 2 şadırvan, 1 sebil, 1 kuyu, 1 türbe ve değişik esnaf gruplarının yer aldığı 24 han ortaya çıkmış. Çarşı, 1701-1702 yıllarında büyük bir yangınla tahrip olmuş. Ancak hemen ardından dükkanlar kâgir tonozlarla örtülerek yeniden inşa edilmiş. Büyük 1894 Depremi ise çarşıya ağır bir darbe vurmuş. Yıkılan yerler, Sultan II. Abdülhamit tarafından onarılmış. Yangınlar çarşının peşini hiç bırakmaz. Bu kez de 1943 ve 1954 yıllarında yangınlar olur, kapsamlı bir onarım ancak 1980’den sonra gerçekleşir. Bu sayede kalem işleri yeniden elden geçirilir. Çarşı içinde esnafına ait duvarlar boyunca dolap ya da sandık denen odalar yer alır. Bunun nedeniyse, eskiden devlet önde gelenlerinin ve zenginlerin değerli eşyasını ve paralarını buralarda saklanmasıdır. Doğu’nun bu en büyük çarşısının doğal olarak pek çok pek çok girişi ve kapısı bulunuyor. Kapılar, hala eski adlarıyla anılıyor; kuzeye bakanı Sahaflar, güneyi Takkeciler, doğudaki Kuyumcular ve batıya açılanı ise Zenneciler olarak…

Kapalıçarşı edebiyata, sanata defalarca konu olmuştur. Orhan Veli’nin “Kapalıçarşı” adlı unutulmaz dizeleri, bu çarşıyı belki de en iyi ifade eden dizelerdir. Eminim tekrar tekrar görmüş olsanız bile bu şiiri okuduğunu da çarşının kokusu ve otantik dokusu gözünüzün önüne gelecek ve sizi kendine buyur edecektir…

Giyilmemiş çamaşırlar nasıl kokar bilirsin,
Sandık odalarında;
Senin de dükkanın öyle kokar işte.
Ablamı tanımazsın,
Hürriyette gelin olacaktı, yaşasaydı;
Bu teller onun telleri,
Bu duvak onun duvağı işte.
Ya bu camlardaki kadınlar?
Bu mavi mavi,
Bu yeşil yeşil fistanlı…
Geceleri de ayakta mı dururlar böyle?
Ya şu pembezar gömlek?
Onun da bir hikayesi yok mu?
Kapalı Çarşı deyip de geçme;
Kapalı Çarşı,
Kapalı kutu

Bunları Biliyormusunuz?

17 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori Espiri Bankası, EğlenCe, Genel

Bunları Biliyormusunuz?

 

Her yerde görmeye başladığım ama her gördüğümde de şaşırdığım bu bilgiler bana gerekli bilgiler olarak geliyor ama bir başkasına bu bilgileri okuttuğumda gereksiz lüzumsuz bilgiler diyebiliyor.Onun için takdiri size bıraktım buyrun size kimine göre gerekli kimi ne göre gereksiz bilgiler:

BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ?

-Hapşırdığınız zaman kalbinizde dahil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarınız bir an için durur. (Ya bi kez griptim hesapladım 120 kez hapşırmışım demek ki kalbim 1 dakika durmuş o gün)
-Eiffel kulesinin tepesine çıkana kadar 1792 basamak vardır.
-İnsan saçı 3 kilo ağırlık kaldırabilecek esnekliktedir.(Bence denemeyin mazallah saçlarınız gider sonra)
-Bir erkek hayatının ortalama 3350 saatinin tıraş olmak için harcar. (Bende gün olarak hesapladım 140 günü traş olarak geçiyormuş)
-Yataktan düşerek ölme olasılığı 2 milyonda 1’dir.
-İnsanlar vücutlarında 300 adet kemikle doğuyorlar ama yetişkin olduklarında bu sayı 206’ya düşüyor.
-Bir karınca kendi ağırlıklarının 50 katı ağırlılığı kaldırabilir.(Boşuna demiyorlar karınca kadar çalışkan olmamız gerek diye)
-Filler zıplamayan tek memelidirler.(Zaten zıplasalar acayip olurdu iyiki zıplamıyorlar)
-Zürafaların ses telleri yoktur.
-Zürafalar 35 cm uzunluğunda siyah bir dile sahiptirler.
-Kangurular geri geri yürüyemezler.(Belkide birisi kangurulara öğretmesi gerek geri geri yürütmeyi)
-Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar.
-Kadınlar erkeklere oranla 2 kat fazla göz kırpar.(Çok yalan söyledikleri için olmasın)
-İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir.
-Gözleri açık tutarak hapşırmak imkansızdır. (Bir rivayete görede gözleri açık hapşırırsan gözler yerinden fırlarmış)
-Hapşırırken burnu yada ağzı kapamak felce neden olur.
-Değerli taşarlın çoğu birkaç elementten oluşur,sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur.
-Beethoven beste yapmadan önce kafasını soğuk suya sokardı.(Sizde beste yapacam diye kafanızı soğuk suya sokmayın sakın.Sonra beste yapayım derken kafayı üşütürsünüz)
-Her 25 kişiden birisi astım hastasıdır.
-Dünyadaki hayvanlardan yüzde sekseni altı ayaklıdır. (Bak ben buna şaşırdım bizim gördüklerimiz hepsi dört ayaklı)
-İngilizce deki Wendy ismi, Peter Pan hikayesinde kullanılmak üzere uydurulmuştur.
-Avustralya da tuvaletlerin sifon suları saat yönünde akar.(Bu araştırmayı kim yapmışsa işi gücü yokmuşta bunlamı uğraşmış kardeşim ya)
-Kedilerin beyninde 32 adet kas vardır.
-Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat daha uzundur.(Bide bunlar kuyruklarını bırakıyorlardı bir yerlere)
-Global ısınma yükselen deniz seviyesi 2050 yılında shangai ve deniz kıyısındaki Çin şehirlerinde büyük sellere neden olacak.bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak.
-Üzerinde barkodu olan ilk ürün Wringleys marka sakızdır.
-Kereviz yerken harcanan kalori,kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır.(Kereviz yemiyecem zaten kalorisiz biriyim iyice kalorim gidecek)
-Sümüklü böceklerin 4 tane burnu vardır. (Yani onların 4 tane burnu olmuyacakta benim mi olacak adı üstünde sümüklü böcek)
-Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür.(Bak bunu wcbilboardlarda da çok görüyorum)
-İnek sütünün pH değeri 6’dır.
-Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe,ayaklarının büyüklüğüne eşittir.
-Dalmaçyalılar gut olmayan tek köpek cinsidir.
-Hipopotamlar insandan daha büyüktür.
-Meşe ağaçları elli yaşına gelmeden meşe palamudu üretemezler.(Yaşlılıktan olsa gerek)
-Aslanlar bir günde 50 kez sevişebilirler.
-İnsan elinde,en yavaş uzayan tırnak baş parmağındaki,en hızlı uzayan tırnak ise orta parmağındakidir.(Ben tırnak yiyen bir insan olduğum için benim için sorun değil bunu bilmem daha uzadığını görmedim doğru düzgün)
-Hawaii alfabesinde sadece 12 harf vardır.
-ABD de yaşları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin üçte biri ya hapiste ya da gözaltında bulunmaktadır.
-Geçen 3500 yılın sadece 230 yılı barış içinde yaşanmıştır. (Keşke 230 yıl bizim zamanımıza denk gelse yada keşke bundan sonra istatiklere uzun zamandır savaş olmuyor diye geçse)
-Sallanan sandalyede hiç durmadan sallanma rekoru 440 saattir.
-bir çam kırıldığında ,ufalan parçalar saatte üç bin millik hızla etrafa saçılır.
-Günümüzde evlenenlerin yüzde ellisi boşanmaktadır. (Bak bunu duyduğum iyi oldu ben zaten evlenmiyecem böylece kamçılamış oldum bu sözlerle)
-Rodin’in ünlü ‘düşününen adam’ heykeli aslında İtalyan şair dante’nin portresidir.
-Uranüs çıplak gözle görülen bir gezegendir. (Ben niye görmedim ya)
-Kaptan Cook ,Antarktika hariç bütün kıtalara basan ilk insandır.
-Güneş ışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını Benjamin Franklin başlatmıştır.
-Bir okyanusun en derin yerinde,demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer.
-Bugüne kadar ölçülmüş en büyük buz dağı,300 mil uzunluğunda ve 60 mil genişliğindedir ve Belçika dan daha büyük bir yüzölçümüne sahiptir.
-Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük dalga 1971 yılında Japonya’nın ıshıgaki adasında 85 metre yüksekliğine ulaşmıştır.
-Açık bir gecede,çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı görmek mümkündür. (bi de yıldızlar sonsuz saymayalım diyoruz bak adamlar saymış)
-Sahra çölündeki tidikelt kasabasına 10 yıl boyunca hiç yağmur yağmamıştır.
-Başkan John F.Kennedy ,20 dakikada 4 gazete okuyabilirdi.(Taramalı tüfek mübarek gözler)
-Mumyaların ayak parmakları tek tek sarılarak mumyalanmıştır.
-Shakspeare 23 nisan da doğdu ve 23 nisan da ölmüştür.
-Michael Jordan ‘in bir senede Nice reklamlarından kazandığı para,Malaysiya’daki Nice fabrikasında çalışan tüm personelin aldığı senelik maaştan daha fazladır.
-İnsan günde ortalama 80 ile 100 saç teli döker.(Ya saçlar 80 100 diye diye gidiyor walla)
-Kış aylarında ,Moskova’daki buz pateni pistleri 250 bin metrekarelik bir alanı kaplar.
-Rusya’da doğudan batıya doğru seyahat edilirse,yedi saat kuşağı geçirir..
-Norveç in kuzeyinde,her yaz 14 hafta gece gündüz güneşli geçer.(Bak orda olmak isterdim o zaman)
-Sihirli sözcük ‘abrakadabra ‘ilk olarak yüksek ateşli hastaların ateşlerini düşürmek üçün söylenmişti.
-Ödemeleri telefonların çoğu babalar gününde ediliyor.(Zaten araştırma yapılsa telefon ödemelerin çoğunuda babalar yapıyordur.)
-Ortalama bir pire,kendi büyüklüğünün 150 katı yüksekliğe zıplayabiliyor.bu oranı tutturmak için bir insanın yaklaşık 30 metre zıplaması gerekli.
-Eğer Barbie gerçekten yaşasaydı vücut ölçüleri 97-72-82 cm olacaktı.
-Her 4 Amerikalıdan biri mutlaka televizyonda görünüyor. (Sokakta her 4 kişiden 1 imza dağıtıyormuş düşünsenize)
-Uyurken televizyon seyrederken yaktığımızdan daha fazla kalori yakıyoruz. (Demekli televizyonla uyutuluyoruz)
-Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir köpeğin ki kadar gelişmiştir.
-Yıllara göre ortalama alındığında her sene eşekler tarafından öldürülen insan sayısı uçak kazalarında ölenlerin sayısından daha fazladır.
-60 yaşında insan tat alma duyularını büyük kısmını kayıp ederler.
-Gülmek için 17 kas a ihtiyaç vardır.surat asmak için ise 43 kas a ihtiyaç vardır.
-İnsan vücudunda 600 ü aşkın adale vardır.
-Beynin içi sudur. (Beynimiz sulanmış ya)
-Dünyanın en uzun büyüyen bitkisi bambu,bir günde 90 cm kadar uzuyor.
-18 şubat 1979 yılında sahra çölüne kar yağmıştı.
-İnsanlar yaşamları boyunca altı fiilin ağırlığına eşit miktarda yiyecek tüketiyorlar.(Bazılarımızda fil gibi yiyor ama)
-Dünyanın en büyük şeker ihracatçısı Küba ‘dır.
-Eskimo dilinde kar yağışlarının farklarını tarif etmek için kullanılan yirmiden fazla sözcük vardır.
-En yakın oldukları noktada ,Rusya ile Amerika’nın birbirlerine uzaklıkları 4 km’ den daha azdır.
-Mexico City her sene 25 cm kadar batıyor.
-Buckingham sarayında 602 oda bulunuyor.
-Yeni Zelanda,dünyadaki her türlü iklimin yaşandığı tek ülke. (Ben yeni zelandaya gidiyorum abi size iyi okumalar)
-Newton ,yer çekimi fark ettiğinde 23 yaşındaydı.
-Sağ elini kullanan insanlar sol elini kullanan insanlara göre ortalama 9 yıl daha yaşarlar.
-Dünyada insan başına düşen karınca sayısı 1 milyondur.
-Bir bigmac hamburgerin ekmeğinde ortalama 178 adet susam bulunuyor.(Ya yuh artık bunu da saymayın kardeşim)
-Bir insan yaşamı boyunca iki yüzme havuzu dolduracak kadar tükürük salgılar.
-Central park ta yüzmek yasalara aykırıdır.
-Kirli kar temiz kardan daha kolay erir.
-Suudi Arabistan da hiç ırmak yoktur.
-Monako’nun ulusal orkestrası ordusundan daha geniş bir kadroya sahiptir. (Savaş çıkıncada orkestrayı savaşa gönderirler artık)
-Ortalama olarak Amerika da günde üç adet cinsiyet değime operasyonu yaşanmaktadır.
-Kanada Kızılderili dilinde büyük köy anlamına gelmektedir.
-Güney Kore başkenti Seul Kore dilinde başkent anlamına gelmektedir.
-Çocuklar baharda daha fazla büyüyor. -Venüs saat yönünde dönen tek gezegendir. -İnternetin yıllık büyüme yüzdesi 314.000’dir. -Sadece dişi sinekler ısırır. (Bunu kadınlara çok söylerim)
-Dünyada her bir dakikada iki tane düşük şiddette deprem olmaktadır.
-İnsanlar beyinlerinin sadece %10’unu kullanırlar.
-Elektrikli sandalye bir dişçi tarafından icat edilmiştir. (Niçin icat etmiş ki)
-Havuca rengini karo ten verir.
-İnciler sirkede erir.(İncim olsa sirkedemi eritirim hiç)
-Dünyadaki ilk telefon rehberinde sadece 50 isim yer almıştır.1878 yılının şubat ayında Connecticut New haven’da yayınlanmıştır.
-İlk çamaşır makinesi 1907 yılında hur ley machine co. Tarafından pazarlanmıştır.
-Bir insan yedi dakika içerisinde uykuya dalar.
-Bugüne kadar bilinen en ağır böbrek taşı 1.36 kg.
-1952 de Londra da 3.000 kişi hava kirliliğinden öldü.
-3.7 litre benzin 3.000.000 litre içme suyunu kirletebilmektedir.
-1 litre motor yağı 800.000 litre içme suyunu kirletebilmektedir.
-Amerikan havayolları ,uçuşlarında yolculara sunduğu kahvaltılarda her tepsiden bir zeytini kaldırarak 1987 yılında 40 bin dolar kar etmiştir. (yılda ne kadar zeytin veriyorlarmış ya milleti bunlar doyuruyormuş galiba)
-Yetişkin bir ayı bir at kadar hızlı koşabilir.
-Atların insanlardan 18 tane daha fazla kemiği vardır.
-Fareler kusamaz.
-Hamamböcekleri yaklaşık 250 milyon yıldır yaşadıkları halde hiçbir değişime uğramamışlardır.
-Gözleriniz hiçbir zaman büyüyemez ama burnunuzun ve kulaklarınızın büyümesi asla engellenemez.
-Kediler ültrason sesleri duyarlar.
-Bir hamamböceği kafası koptuktan sonra açlıktan ölmeden dokuz gün yaşayabilir.
-İngiltere de bütün kuğular kraliçenin malıdır.
-Kutup ayıları solaktır.
-Amerika da satışa sunulan ilk CD ,Bruce springesteen ‘in ‘born in theusa ‘albümüdür.
-Timsahlar dillerini dışarı çıkaramazlar. (Yani o kadar çeneden normaldir çıkaramamaları)
-Yunuslar bir gözleri açık uyurlar.
-Zebralar beyaz üzerine siyah çizgilidirler.(Beyaz üzerine siyah değil yani)
-Dünyanın bir numaralı domuz üreticisi ve tüketicisi Çinliler. (Domuz gribini yayan da bunlar)
-Sarışınların esmerlere göre daha fazla saçı vardır.
-Keççap önceleri ilaç olarak kullanılıyordu.
-Baykuş mavi rengi görebilen tek kuştur.
-Tom sawyer daktiloda yazılan bir romandır.
-1980-90 yılları arasında 750.000 fil,dişleri için öldürülmüştür.
-Denize atılan kağıt 3 hafta teneke 100 yıl ,plastik 400 yıl yok olmadan dayanabilmektedirler. (Lütfen denizlerimizi kirletmeyelim!)
-Gelişmekte olan ülkelerde her yıl 10.000 kişi kimyasal zehirlenmeden ölmektedirler.
-1 ton kağıt için ;30 yaşındaki 60 ağaç ,3000 kw enerji,60.000 kg su ve 400 kg fule-oll kullanılıyor.
-Türkiye 1980’de en fazla ormanı olan 33.ülkeydi.1990 da 55.sıraya düştü.Türkiye dünyada ormanlarını en hızlı tüketen 2. ülkedir.
-1981 yılında askeri yönetimin yaptığı orman yetiştirme çalışması 1982-1990 yıllarında yapılan çalışmaların toplamına eşittir.
-Türkiye de kişi başına düşen orman sayısı 0.3 h’ dır.bu sayı ABD ‘de 1.3 kanada ‘da1.8 ve dünya ortalaması 1.3 hektardır.
-Dünyada her gün 3 canlı türü yok olmaktadır.2000 yılında dünyanın varoluşundan beri yaşamış tüm canlıların %20 yeryüzünden silinmiştir.
-20 kasım 1990 tarihinden beridir deplasmanda maç kazanamayan Sacromento kings orlando magic 95-93 yenerek 43 maç süren nba de bir rekor olarak kabul edilen bu mağlubiyet serisine son vermiştir.

Yaz Ay’nda Yenmesi Gereken Meyveler

17 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori Domuz Gribi, Genel, KadınCa, Spor

Uzm. Dyt. Simge Çıtak’ın verdiği bilgilere göre; yaz meyvelerinin kış meyvelerinden en önemli farkı tüketilen miktarı…
Bir oturuşta 1 kilo muz yiyemezsiniz ama 1 kilo kiraz yenebilir. Meyve deyip geçmeyin; neyi, ne kadar yemeniz gerektiğini bilerek dengenizi koruyun.

Yaz mevsiminin ilk ayı haziran başladı ve yazın gelmesiyle meyve çeşitliliğinde bolluk yaşıyoruz. Kış meyveleri elma, turunçgiller ve muzla sınırlıyken, yazla birlikte çilek, kiraz, karpuz, kavun, şeftali, armut, erik, üzüm çeşit çeşit meyve tüketebiliyoruz. Gerçi günümüzde her mevsim tüm meyveler var, ancak biliyorsunuz ki her meyveyi mevsiminde tüketmek sağlık açısından çok önemli. Doğanın dengesini takip etmeliyiz.

Yaz meyvelerinin kış meyvelerinden en önemli farkı, çok miktarda tüketilebilir olmaları. Kimse oturup bir seferde 1 kilo elma yiyemez ama danışanlarımdan duyuyorum, 1 kilo kiraz yiyebiliyorlar. Sonra da ‘Ne yedim ki? Dünyanın en sağlıklı besini meyve. Bir şey yapmaz’ diye düşünüyorlar. Her şeyin azı yarar, çoğu zarar; bu meyve olsa bile.

İşin püf noktası, her besinde olduğu gibi, meyvelerde de dengeyi kurabilmek ve ne yediğimizi bilerek yemek. Bu nedenle bu hafta yaz meyveleri ve besin değerlerini sizinle paylaşmak istiyorum. Afiyetle ama ne yediğinizi bilerek yiyin…

Yaz meyveleri çeşitlilik ve vitamin içeriği açısından çok iyidir, ancak miktarlara dikkat etmek gerekir. 15 üzüm veya 12 kiraz veya 1 dilim karpuz (200 gram) veya 1 incir veya 1 orta boy armut veya 3 adet kayısının 1 porsiyon meyve olduğu ve birbirlerine eşit oldukları bilinmelidir. Kadınlar günde 3-4, erkekler 4-5 porsiyon meyveden fazlasını tüketmemelidir.

KARPUZ: Yaz mevsiminin en çok tüketilen meyvesi. Yaz meyveleri arasında su oranı en yüksek meyvedir. Ayrıca potasyum, A vitamini içeriği yüksektir. A vitamini yani beta-karoten nedeniyle cilt yenilemede önemlidir ancak karpuzun 1/8 orta boy diliminin bir meyve olduğunu bilmekte fayda var. Su oranı yüksek diye kalorisiz değil.Tabii karpuz deyince sıcak yaz günlerinin ana öğünü karpuz-peynir ikilisini unutmamak gerekir. Bu ikiliyi beraber tüketirken ekmeği de eklemeyi ihmal etmeyin. Böylece denge sağlayabilirsiniz ana öğünlerde. Ayrıca 3′lü kombinasyon şeklinde tüketmek kan şekerinin hızlı yükselmesine engel olur. Bu da dengeli insülin salınımı için önemlidir. Ancak zayıflamak için bu besinlerden mucize beklemeyin. Seviyorsanız günlük beslenme ihtiyacınıza uygun miktarlarda tüketebilirsiniz.

KAVUN: Potasyum ve C vitamini açısından zengin bir meyve. 100 gram kavun, günlük C vitamini ihtiyacının yaklaşık yüzde 40′ını karşılıyor. Ayrıca tatlı ihtiyacını gidermek için çok iyi bir alternatif olabilir. Tabii ki her şeyde olduğu gibi ölçüsünü bilerek tüketilmeli. Bir orta boy kavunun 1/8′i bir meyveye eşit. Karpuz ve kavunun böbrekleri ve kanı temizlediğini de bilmekte fayda var. Tabii ki suyun yerini tutamazlar.

KİRAZ: Yaz meyveleri içinde tüketim miktarının en fazla olduğu meyvedir. Çoğu kişi için 1 kilo kirazı televizyon karşısında tek başına yemek çok da zor değildir. Bu nedenle tüketirken dikkat edilmesi gereken bir meyvedir. 12 kirazın, bir küçük elmaya denk olduğunu bilmekte fayda var. Ancak kirazın güçlü bir antioksidan olduğunu, kabızlığı önlemeye yardımcı olduğu, idrar söktürücü özelliği olduğunu da hatırlatmak gerekir.

ŞEFTALİ: Şeftali de beta-karoten, potasyum ve posa açısından zengin bir meyve. 1 orta boy şeftali, bir meyveye eşit olması nedeniyle diğer yaz meyvelerine oranla daha düşük kalori içerir. Kış meyveleri gibi bir porsiyonu doyurucudur. Yaz aylarında ishal sorunu daha sık yaşanır. Bu nedenle ishalde tüketilmesi önerilir.

ERİK: Bir porsiyon tüketmek için 10 adet yeterlidir. Tadını güzelleştirmek için tuz kullanılmamalıdır. Havalar da sıcakken hipertansiyon riski artabilir. Meyvenin kendisi yeterli miktarda sodyum içerir.

KAYISI: Kabızlık sorunu çekenler için çok ideal bir besin. Ayrıca, demir içeriği yüksek olması nedeniyle özellikle adet dönemlerinde kadınların tüketmesi önemli. 3 adet kayısı bir meyveye eşit.

ÇİLEK: 100 gram çilek günlük C vitamini ihtiyacımızın tamamını karşılayabilir. Bu nedenle önemli. Ancak pudra şekeri ekleyerek tüketirsek kalori miktarını boşu boşuna artırmış oluruz. Çileğin yaklaşık 125 gramı bir meyveye eşittir.

Özetle, beslenmede besin çeşitliliği çok önemli. Doğadan bize sunulan tüm meyveleri uygun miktarlarda tüketmekte fayda var. Mevsiminde, uygun miktarda ve çeşitli olarak tüketmeliyiz. Hem de böyle güzel bir ülkede her meyve yetişebilirken çok da zor olmasa gerek.

Açık Havada Spor

17 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori Genel, Spor

Bazen spor salonunda spor yapmaktan sıkılırız. İşte, size hem sıkıntınızı geçirecek hem de kaslarınızı güçlendirecek öneriler… Bu hareketleri spor salonunda yapmak zorunda değilsiniz ve unutmayın ki açık havada yapılan egzersizler salondakilere oranla çok daha faydalıdır. Hareketleri kaytarmadan uygulayın ve aralarında 15′er saniye dinlenmeyi ihmal etmeyin. Seriyi 1 defa yaptıktan sonra 60 saniye dinlenip ikinciye geçin. 

İp atlama90 saniye boyunca ip atlayın. Atlarken tek bacağınızın üzerine düşmeye dikkat edin. Yani bir sağ, bir sol bacağınızın üzerinde durun. Hareketi sıçrama sayınızı artırarak devam ettirin. 2 sağ, 2 sol, 3 sağ, 3 sol olarak ilerleyin ve sıçrama sayınız 10’a ulaşana dek devam edin.

Roket koşusu5 adet ufak objeyi, ikişer metre ara ile düz bir çizgi halinde yerleştirin. Objeler arasında hızla koşun, bu sırada objeleri yerden toplayın ve hızla başlama noktasına koşun. 

İterek çömelme Dizlerinizi bükerek yere doğru çömelin ve kalçalarınızı sıkıştırın. Çömelebildiğiniz maksimum noktaya gelince, ellerinizi yere koyup bacaklarınızı geriye itin. Böylece şınav pozisyonuna geçmiş olacaksınız. Şınav çekmeyin ve hızla ayaklarınızı kendinize doğru çekin ve ayağa kalkın. Hareketi 10 kez tekrarlayın.

Futbol koşusuÖncelikle boş ve geniş bir saha bulun. Sonra, topu atabildiğiniz kadar uzağa atın ve koşup alın. Bu, atma ve koşma hareketini 6 kez tekrarlayın. Saha bulamadınız mı? Üzülmeyin, merdivenleri koşarak çıkın ve inin. Hareketi 1 kez daha tekrarlayın.

Saç Bakımı Ve Güzellik

17 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori Genel

1/2 yoğurt
3 yemek kaşığı bal
3 adet E vitamini jeli tableti
1 yumurta sarısı
1 tatlı kaşığı limon suyu

E vitamini jeli tabletlerini balla karıştırın. Üzerine geri kalan malzemeleri ekleyin. Karışımı saçınıza yedirin. 30 dk sonra durulayın. Bu maske saçlar için harika bir onarıcıdır ve bütün saç tiplerine uygundur. Haftada bir kez uygulamanız sağlıklı ve parlak saçlara kavuşmanızı sağlar

Hayat BBC Life Belgeseli (Türkçe Dublaj)

06 Haziran 2010 Yazan admin  
Kategori BiyograFi, Genel, Sinema Salonu

bbc

KopuK : Mutlaka Tavsiyemdir ;)

Tür : Belgesel

Tuncel Kurtiz`in Sesinden

Konusu: Nefes kesici sahneleriyle doğal hayattan en muhteşem hikaye..Dünyadaki yaşamın havyanların bitkilerin hayatta kalmak için dengeyi nasıl kurdukları sıra dışı taktikleri.Zorlukların üstesinden gelmek için zorlanan sınırları.Tüm güzellikleriyle.

Alternatif 1

kaLpdE 2010 mIRC Script İndir

 

:::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

 

kaLpdE v6.31 Türkçe Mirç İndir

Starmirc.com ve kaLpdE.com Sohbet Sunucu Tarafından Siz degerli Kullanıcılarımıza hitaben Türkçeleştirilmiş olan

KaLpdE 2010 Script �

 

Kodlayan ; BeeLze

 

mIRC : v6.31

 

http://www.KaLpdE.Com

 

http://www.StarmIRC.Com

 

- Hoş Sohbetler Diler.. -

 

- GENEL BİLGİ -

 

Tarandığı Virus Programı;

Nod32 – Norton – Kaspersky

Ad-Aware Professional

—————————

 


KaLpdE Script MB : 10,7 MB

 

——————————————

 

- GENEL ÖZELLİKLER -

 

* Bağlantı Menüsü

* Genel Korumalar

* Mp3 Player

* Oyunlar

* Kontrol Paneli

* Mouse Ayarları

* Away Menüsü

* Operator Menü

* Siteler Paneli

* Yazı Tipi Ayarları

* Burc Yorumcusu

* Ruya Tabircisi

* TV Rehberi

* Helper Menü

* iRcop Menü

* Oto Nick identify

* Mirc Titreşim

* Oto Ajoin System

* Op Voice Teşekkür Ayarları

* Windows Uygulamaları/ayarlamaları

* Paint

* Hesap Makinesi

* Internet Explorer

* Notepad

* Word

* OSS Puan Hesaplamasi

* Kullanıcıların Önceki Nickleri

* Radyo Dinle

* TV Izle

* Msninizi Kim Silmiş

* Ozel karşılama

* Serial bulma

* Mesaj Uyarıcısı

* Script Ana Pencereleri Temaları

* Kelime Tamamlama

* NickServ Paneli

* ChanServ Paneli

* MemoServ Paneli

 

NOT : KaLpdE 2010 Script © Kesinlikle

Virus Barındırmamaktadır…

:::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

Tıkla Hemen İndir

Türkçe mirc indir, mirc indir ,Türkçe mIRC 6.17, Mirc , mırc, mirc yükle , Chat

:::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::

Arka Sıradakiler 13. Bölüm

10 Nisan 2010 Yazan Staff  
Kategori Genel


Arka Sıradakiler | 13. Bölüm

Arka Sıradakiler | MySpace Video

Sonraki yazılar »